3 Eylül'de bitiyor ve ben az daha kaçıracağım sandım, son zamanlarda bir türlü vakit ayırıp gidemeyince, endişelenmiştim doğrusu. saat 10:00 da açılıyor Atlı Köşk ziyarete, biz de 11:00 gibi ordaydık, 3 ytl (öğrenci) gibi makul bir ücretle gezilebiliyor, tabi bu fiyata Atlı Köşk'ün muhteşem manzarası ve yeşilliğinde oturup keyif yapmak da dahil :))
Bu kadar geç gitmek istemezdim ama pişman da olmadım, çünkü çok rahat gezebildik, hepi topu 100 kişi vardı ziyaretçi, bi de kısa not ben 21034. kişi olarak ziyaret etmişim.
Picasso 100.000 e yaklaşmıştı, Rodin de sanırım 40.000 civarında son bulur.
İlk girişte fazla bilgim olmadığı için, belgesel gösterimini seyrettik, genel bir bilgi aldıktan sonra, kimliklerimizi bırakıp, dinleme cihazları aldık, bu cihazlar ile, eserlerin üzerindeki numarayı tuşlayarak hakkında bilgi dinleyebiliyorsunuz, güzel bir düşünce olmuş, çok da faydalıydı.
Önce hayatı hakkında fotoğraflara ufak bir göz attık sonra da müzelerden bu sergi için toplanan eserleri inceledik. Tabii herkesin tahmin edebileceği gibi en dikkat çekenleri "Cehennemin Kapıları", "Düşünen adam" ve "Öpüşen çift" oldu. Cehennemin kapıları Rodin hayattayken bronza dökülememiş, ancak vefatından sonra denemeler yapılmış fakat 5m lik çalışma tek seferde dökülemediği için parça parça yapılmış. Sergide bu eserin orjinal boyutunun bir fotoğrafı, ve ufaltılmış örneği vardı. Bu eseri yaratmak için, içine koymayı planladığı diğer heykeller (düşünen adam, öpüşen çift, acı çeken insan vb.) ile gerçek ününe kavuşmuş Rodin.
bundan sonra da dönemin birçok ünlü ismi, heykelini yaptırmak için kendisine model olmuşlar.
Dönemin genel kanısı aksine çokça çıplak modeller kullanmış ve eserlerinde nadiren kıyafetli insanlar var. Fakat insanlar o dönemde bunları fazlaca müstehcen bulmuşlar.
Adem ve havva heykelleri de dikkat çekiciydi, özellikle havva heykeli için kullandığı modelin hamile olduğunu öğrenmesi, ve karnının şişmeye başlaması ile sorun yaşaması ilginç olmuş :))
Bir de Öpüş eseri için bayan modelin eşinin durumu öğrenmesi sonrası, model olan erkekle eşini öldürmesi de o dönemde müstehcen heykeller yapmanın ne denli cesaret istediğini gösterir sanırım :))
Hayatından ilginç bir not düşeyim, Uzun dönem birlikte çalıştığı tek öğrencisi, ki o da sonra ünlü bir heykeltraş oldu, Camille'ye aşık olmuş Rodin, ve model olarak onu almış, en çok da onunla çalışmış. Onu model alan birçok heykel yapmış, ancak hayatının son 6 ayında evlendiği, kendisini 10 sene sabırla bekleyen hayat eşine ait sadece tek bir heykel yapmış. Benim en çok dikkatimi çeken bu oldu, sevgilisine ait 100 lerce ama onu bekleyen ve aldatılamasına rağmen onunla evlenen kadına sadece 1 heykel... Rodin eşine dönme kararı alınca, Camille Claudel (sevgilisi) onu terkediyor, ve bikaç sene sonra akıl hastanesine yatırılıyor. Bundan sonra da mektuplaşmaları var ki, sergide bu mektuplardan örnekler de vardı. İlginç yaşam hikayesi yine ilginç bitiyor...
Auguste Rodin, 79 yaşındayken 'Rose Beuret' ile evleniyor, fakat zavallı kadın, evlilik töreninden 15 gün sonra vefat ediyor, Rodin ise 6 ay sonra.

İşte böyle bir sergi oldu, 4 saat civarında gezdik, daha sonra köşkün üst katındaki meşhur Sakıp Sabancı hattat koleksiyonunu turladık, Osman Hamdi'nin eseri dahil (sanırım) 500 eser varmış koleksiyonda, fakat bu sıralarda iyice acıktığımız ve yorulduğumuz için bu güzel köşkten ve evin manzarasından ayrılmak zorunda kaldık.
Daha sonra bahçeye inip, burada oturduk biraz, ve uzun süredir konuşmadığım kadar muhabbet ettik :)) ( bahçede bir çok oturma yeri yapmışlar, sergi dışı zamanlarda da gelinebiliyormuş, bu manzara da oturmak için bile gitmeye değer) Boğaz'ı gören güzel bir yer bulduk kendimize, yeşilliklerin üzerinde, ağaçların arasında güzel bir dinlenme oldu :))
Daha sonra ufak bir İstinye turu ile akşam evime geldim, fakat ölüden farkım da pek yoktu artık :))
Tek pişmanlığım fotoğraf makinesinde oldu, Picasso da olduğu gibi yine yasaktır diye, o kadar yolda taşımamak için almadım yanıma ve serbest olduğunu öğrendim. Tabii böyle olunca Köşk'ü, bahçeyi ve manzarayı da çekemedim. Yanımdaki telefonumla 3-5 küçük resim çektim, bunları da koyuyorum bloga ama telefon işte, çok kötü çekiyor resmi :((( Mazur görün artık :))

p>
<$
Hakkımda
- Ben, hayat, geçmiş, gelecek...
- İstanbul, Türkiye
İzleyiciler
<$süpermiş ya çok multu oldum senin adına. multu diil mutlu tabi=) ayrıca fotolar da hiç kötü diil.$ p>