Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır... Özgür Sarı ÖZGÜR SARI



Özgür Sarı ~~HOŞGELDİNİZ~~

Belki...

Sabırla her yol düzlüğe çıkar diye bekledim, bekliyorum ve belki de daha da bekleyeceğim. Zaten başka da çare yok, ama bu sabrın sonunda elinde birşey kalmayacak olmasının yüksek ihtimalde olmasını bilmek ne kötü.
Sen bilmezsin, 10 ay kadar öncesi sanarsın, sen bilmezsin 5-6 ay öncesi sanarsın, sen bilmezsin tam 4 sene öncesini :/

Vazgeçmek bana göre değil, hep de böyle kandırdım kendimi, ki pişman da değilim ve bekleyeceğim. Ama nereye kadar, sonu görünen gir yol var, ve o son benim için aydınlık değil. Gerçi senin mutlu olman da ayrı güzel, bunu görmek ayrı güzel...

Bir masal gibi başlayan bir masal gibi bitecek bilirim, sen de bil, sonunda zararım dokunmaz sana, dokunmayacak da söz. Sadece bekliyorum, bir umut ki, umut...

Zor geliyor aslında artık böyle uzaktan izlemek, bir ses beklemek, bir isme ne zaman söylenecek diye özenle bakmak, sana dokunmasın diye kelimelerime filtreler uygulamak. Canımı yakmamak, canını yakabileceklerden uzak tutmaya gayret etmek.

Yapabilecek pek de birşeyim yok, aslında herşey kötü de değil, uzun senelerdir içinde bulunduğun büyük bir güzelliğin var, sen ne kadar öyle çok güzel demesen de, bence güzel. En azından elinde bir şansın var ve bunun düşündüğün kadar kötü olduğuna inanmıyorum açıkçası. Az da olsa anlattıklarından farkediyorum ki, sen de mutlu olabilirsin orada, onla...

Ve de mutlu ol zaten, mutlu ol...

Etiketler:

Hayatla Mutlu : ))

Seni tanımanın güzelliğini tadıyorum : )) ne kadar sen istemesen de beni, ki biliyorum istemeyeceksin de, olsun seni tanımak bile güzel.
Sayende hayata daha da ciddi bakıyorum, olgunluğuna hayret ediyor, bu yaşında katlandıklarınla seni tebrik ediyorum ;) ve bil ki tüm özelliklerinle sana hayran oluyorum : )

Beni istemeyebilirsin, ki kimse zorunlu da değil, seninle konuşabilmek, dinlemek seni, arada bir de olsa görmek : )

sayende daha da mutluyum hayatla..

Etiketler:

Gözümden Öpme Ayrılıktır Derdin

gözümden öpme

"gözümden öpme,
ayrılıktır" derdin.

öpmedim
ayrılmadık mı?

uğursuz diye firuze yüzüğünü denize attın;
mavi taş deniz kızında kolye,
sen beni sattın.

yeni ay görünce yüzüne bakardım;
göz bebeklerimde sen vardın.

leyleği havada görmek için seninle
yeryüzünü unuturdum.
hasret kurşunu ile dün
dört karga vurdum...

güvey duvağı görmezmiş düğünden evvel,
şimdi ellerin bile bana el.

evliya bahçesinde nar ağacı;
dalına gönlümden çile bağladı,
eski nemli dualarıma ağladım.

helva dağıttım öksüzlere kandillerde.
sen ordasın ben yaban illerde.

"gözümden öpme, ayrılıktır" derdin.
öpmedim.
ayrılmadık mı?

Zeki Müren 1965

kendi sesinden dinlemek için :
http://www.dailymotion.com/video/x97lxe_zeki-muren-gozumden-opme-yiir_creation

Zor...

Ataol Behramoğlu'nun dediği gibi Yaşadıklarımdan Öğrendiğim bir şey var, aslında çok şey var ancak, en önemlisi tek bir şey...
Can Yücel bir şiirinde diyor ya Anladım...

"...
Fakat,hakkedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
...
''Sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
Sana ''git'' dediğimde anladım..
...
Özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman olmak,
Gerçekten pişman olduğumda anladım..
...
Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
..."

aralarında pek tabii çokça daha satır var, şaririn anladım dediği, benim anladıklarım ise bunlar...

Bazen koşturup koşturuo aynı yere varıyorsunuz, bazen de hiç hareketsiz yerinizde sayıyorsunuz. E o zaman koşturmanın anlamı ne yol katedemeyeceksem. Kaybettiğim enerjinin geri dönüşü ne.

Geçen rüyamda görmüşüm, gözler özler...

Etiketler:

Üçüncü Şahsın Şiiri

Gözlerin gözlerime değince
Felaketim olurdu ağlardım
Beni sevmiyordun bilirdim
Bir sevdiğin vardı duyardım
Çöp gibi bir oğlan ipince
Hayırsızın biriydi fikrimce
Ne vakit karşımda görsem
Öldüreceğimden korkardım
Felaketim olurdu ağlardım
Ne vakit Maçka'dan geçsem
Limanda hep gemiler olurdu
Ağaçlar kus gibi gülerdi
Bir rüzgar aklımı alırdı
Sessizce bir cigara yakardım
Kirpiklerini eğerdin bakardın
Üşürdüm içim ürperirdi
Felaketim olurdu ağlardım

Aksamlar bir roman gibi biterdi
Jezabel kan içinde yatardı
Limandan bir gemi giderdi
Sen kalkıp ona giderdin
Benzin mum gibi giderdin
Sabaha kadar kalırdın
Hayırsızın biriydi fikrimce
Güldü mü cenazeye benzerdi
Hele seni kollarına aldı mı
Felaketim olurdu ağlardım

Attila İlhan

Etiketler:

Pişt

Yeni bir başlangıç :)
umudunu yitirme...
Güzel düşün, güzel olsun, ışık var, yeter ki kapatma gözlerini...

Home Alone

Hayatta tercihlerinin çok önemi vardır, zaman denen tek yönlü kavram yüzünden, o anda seçtiklerinin neye malolacağını o anda bilemezsin, ve gelecek dediğin gün geldiğinde gösterir sana maliyetlerini, ve o gelecek dediğin anda, tercihini yapmış olduğun zaman geçmiştir ve hep geçmiş kalacaktır.
Artık fazla seçeneğin yoktur, pişmanlık duyabilrsin geçmişinden ve kendinden, gurur duyabilirsin kendinlen, ya da umursamazsındır ve gelsin dersin yenisi...
Seneler ya da belli bir zaman sonra, o anlık kararından gurur duyabilmek gibisi yoktur zannımca, hele ki bu tek bir olay değil, tercihler silsilesi ise kendi hayatının başarılı boşrolüsündür artık.
Öyle bir zaman gelir ki, bir maliyet analizi yapman gerekir, elinde çok birşey kalmadığını gören pek çok insan anlık kalabalıklar yaratır kendine, bazısı da vazgeçmesini bilir.Uzun zaman geçti aradan, belki büyük hasarları oldu sende, yıktığını sandığın duvarlar, daha da sıkıştırdılar seni, gün geçtikçe yalnızlaştın bu kararlar silsilesi neticesinde, belki de dört duvar arasında koca bir haftasonu yalnız başına oturmak zorunda kaldın evde, tıpkı seneler öncesi gibi, bir nevi tekerrür, ve hatta belki de kimsesiz kaldın, ve hattanın hattası bazılarının başbakanı gibi senin "kimsesizlerin kimsesi olacak" birin olmadı.
Yazık mı sana! belki de, belki de evet, haketmişliğin verdiği yazık belki de...
Durursun o anda, bir 't' anı belirlersin kendine, o an için geçmişe ve geleceğe gider gelirsin, bir bakarsın, senle beraber yalnız kalması gerekenler, senin duvarları saydığın gibi sevgililerini saymakta, sevişmelerinin hesabını harita metod defterlere yazmaktadır.
Onur duyulacak bir iştir, gururlanırsın kendinle, çok çok zaman önce söylediklerin ve yazdıkların gelir aklına, onlar haketmedikleri suni kalabalıklarında senin dört bir yanında "sana değmeden" dolaşırken, sen bir başına gururlanırsın.

Beş yıl öncesinin beykenti gelir aklına, yaptıkların, karşına aldıkların, feda ettiklerin, yaz vakti koca şehirde yalnızlıkların, kaybettiklerin. Şimdiye dönünce, ne oldu bu yalnızlıkla, ne kaybettim, geçip giden bir dönem değil miydi eninde sonunda ve kazanan ben değil miydim en sonunda?!?

Belki her zaman herkes hakettiğini yaşamıyor ama sonunda hakettiğini alacağına inanırım herkesin ve en başında kaybetmesi gerekenin yüzüstü kalacağına. Bırak diyorum kendime, kaybolsunlar, kendi gürültüleri içinde ve suni kalabalıkları eşliğinde, bir film seç, bir şarkı daha ekle, üç beş yazı yaz, birkaç eski karalama şiiri sil, resimlere bak, iyiliklerini hatırla, onlar için karşılık beklemeden yaptıklarını, verdiğin sözleri, onların verip tutamadıklarını, yalanlarını ve muhtaçlıklarını,Kaldır başını, dik dur, ama biriktirme kinini, gün gelip tekrar kapında muhtaç olduklarında, sırt çevirme, insan olduğunu unutma, onların insan olamadıklarını hele hele hiç unutma.
Ve tekrar aç resimleri, onlar için çabaladığın, düzenlediğin, yaptığın ve hatta yapmak isteyip yapamadığın, ve düşün onların altında kaldıklarını (enkazı), ayakta kal...

Her bir sırada biri oturuyordu ve şimdi başkasının sırasındalar...




XML
İletişim


Sayfa Ziyareti...


© 2006 Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır...
Özgür Sarı