Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır... Özgür Sarı ÖZGÜR SARI



Özgür Sarı ~~HOŞGELDİNİZ~~


Güzeldir hayat Ortaköy sahilinde, gözler içini yakar gibi bakmaz gözlerine, kalabalıkta bakışlar kaybolur, geçmişin utançları çıkmaz su üstüne, derinliklerini yitiririr sözler kalabalığın gürültüsünde.
Dost kucağına benzer Ortaköy sahilinde su sesi, dalgalar yanaklarını okşar gibi çarpar kayalara, uzaktan onlarca müziğin sesi karışarak gelse de kulaklarına, birine konsantre olur, onda bulursun kendini, geçmişini, geleceğini...
Kalabalık göz yaşlarını siler insanın, evinde bir başına ağlamak gibi değildir dalga sesleri eşliğinde hıçkırmak.
Hayata kahredersin, geçirdiğin seneler çay bahçesinde içtiğin acı çay kadar yakmıştır boğazını, zorla yudumlarsın çayı, hayat bir tokat daha atar.
Üzülürsün vesselam, binaların karmaşasından kurtulmuş olmak, denizin üzerinde uzun ve kesintisiz bakışlar atabilmek karşıya, karanlık daha bir çöker içine.
Hüzün de üzerinde yanan sokak lambaları gibidir, bütün gece kesintisiz başındadır, sonra çeker gider, uğramaz gün boyu, bir daha sen onun yanına gidene dek.
Vefasızdır yani, sokak lambası, sen bir daha gitmesen yanına, ömür boyu gelmez sana, gittiğinde bile tanımamazlıktan gelir önce, herkes gibi davranır sana, hatta herkesten az aydınlatır seni. O da hayrandır aşıklara, önce çiftlere verir aydınlığını, sonrasında kalırsa geriye, sana gelir sıra.

Ayağa kalkana kadardır hüzün, Ortaköy'de. Önemli olan ayağa kalkmasını bilmektir, kalabalıkta kaybolur dertler, yol boyu yürüdükçe adım adım, azalır erir gider. Ne yaz ne kış farkeder, ilaçtır bünyeye.

Yine dönüp geleceğin dört duvar olsa da yolun sonu, o heyecanı yaşamaya değer Ortaköy'de geceler...
p>

<$

Yeni yıl, yeni yıl, yeni yıl herkese kutlu olsun :)

ilginç bir yıl başlangıcı oldu, daha önce hiç gitmediğim Bursa'da, daha önceden tanımadığım 14 kişi ile :P yeni yıla merhaba dedik...
Yılın son günü feribotla koşturmalı bir gidiş yaşadım Bursa'ya, iskeleden sonra 2U ile Uludağ Üniversitesi oradan da Görükle :P Ve arkadaşların evi :))
Güzel bir fasıl, kötü bir dansöz :P, eğlenceli bir geceydi, geç saatlerde dönülen ev :P bir sürü hafif sarhoş :)) Uzun bir uyku...
Öğlen ile beraber kahvaltı yaptık ve sonunda Bursa gezmesine başladık.
Tophane güzelmiş, Ulu Camii, Yeşil Camii ya da Türbe idi sanırım :P, İskender :P, Çınar Pastanesi :D veee en güzeli Irgandı Köprüsü, bu köprü çarşılı bir köprü, yani üzerinde dükkanlardan oluşan bir çarşı var ve dünyada bunun 4 örneği mevcut sadece (ayrıntılı bilgi için). En önemlisi de bu dörtlünün en eskisi Bursa'da bulunan Irgandı Köprüsü. 1442 de yapılan köprü, 1800lerde ve Cumhuriyetin ilk yıllarında hasarlar görmüş ve günümüzdeki halini alması için restore edilmiş.

Sevdim Bursa'yı, gerçi çok da gezebildiğim söylenemez, daha görecek çok yeri var ama gidilesi bir yer :)

******

Dün izlediğimiz : Jeux D'enfants
(cesaretin war mı aşka - love me if u dare)
filminden küçük bir alıntı :

Arkadaşlar gözlük gibidir.
Seni zeki gösterir,
ama kırılır ve sen de bıkarsın.
Şansın varsa, bazen de çok
harika gözlükler bulabilirsin.
Ben... benim Sophie'm vardı.
p>