Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır... Özgür Sarı ÖZGÜR SARI



Özgür Sarı ~~HOŞGELDİNİZ~~

<$

Halısaha, 5 sene aradan sonra tekrar sahalardayım bu sene. 2007 Eylül-Ekim'den bu yana oynuyoruz, ilk aylarda Perşembeleri, 2008'den sonra da salıları 19:00-20:00 arası Fulya'dayız.

İlk haftalarım çok zordu, uzun bir ara vermenin hamlığı ile lise döneminde hiç yaşamadığım kramp ve ağrıları yaşadım, berbat birşeymiş, sonraki haftalar çok rahatladım şimdi ise maç sonu yorgunluğu dahi yaşamıyorum.
Bir aralar salı problemleri yaşadık, sanki ilk kez salı günü maça gidiyormuşum gibi bir salı organizasyonu ekilmesi yaşadım, organizasyonu üstlenen arkadaş birkaç hafta sonrasında "kendi düzenlemediği" davet edilerek gittiği bir organizasyon ile beni ekti. Ve o gün öğrendim ki ilk aylardan beri "sebepleri" olarak maçlara gelemeyen arkadaş zaten istemiyormuş gelmeyi, ki bunu zaman zaman üzerine basa basa da hissettim ve farkettirildim.
Geçen haftalarda bir kaç izleyicim oldu, Halil ve sezgi okul çıkışı maça geldiler, sonrasında da beraber kısa bir vakit geçirelim derken, umulmadık bir şekilde sezgi bizde kaldı, ve dolayısıyla uzun bir vakit geçirme oldu :)
Bu haftalarda da ben ısrar etmeden bile Yaprak'ın gelesi var :) (mutluluktan öte bir şey) birkaç haftalık tersliklerin ardından bakalım ilk müsait salı ne zaman olacak :)

Maç raporları şimdilik bu kadar, bir de yeni bir tatil organizasyonu gündemde, en kısa zamanda onu yazmak istiyorum :) yarın olur mu ki :P

Etiketler:

p>

Semt olarak da daha sıcak, sessiz ve rahat bir yer gibi duruyor, en sevdiğim yönü de balkondan ağaçları görüyorsun, yeşil resmen.
Keremler (kerem+özge) ve ben (tek) gittik, elbette bir de Deniz + Murat vardı. Benim açımdan hem sohbet olsun hem yemek olsun hem de ortam olarak müthişti herşey. Beş kişi ne kalabalık ne de az oluyorsunuz, muhabbet için de ideal sayılardan biri kanımca, bi an için benim de yalnız gidesim gelmedi, en azından tek kalmayayım diye onların da rahat muhabbet edecekleri ve sevdikleri birini çağırayım dedim ve az daha çağırıyordum, şansa son dakikada imkan olmadı. Bilmiyorum daha mı güzel olurdu ancak, bu da yeter güzellikteydi bana.

Tek üzüldüğüm ve bunu hemen hemen her misafirlikte yaşarım, insanlara çok zorluk çıkarmak istemiyorum, biliyorum bu onlara zor gelmiyor elbette ancak, ben o güzel gecenin ardından evime gelip rahat rahat yatarken, onların ortalığı topladığını ve saatlerce bulaşık+temizlik derdiyle uğraşacağını bilmek kötü bir his.
Benim sık misafirim olur, ben bir zorluk hissetmiyorum çünkü gelenler zaten çok samimi olduklarım ve ihtiyaçlarını kendileri gidip alabiliyorlar, artı topluyorlar. Böyle bir misafirlikte bu pek mümkün olmuyor elbette, tamam kabul ediyorum zaten çok sık yaşanan bir durum değil ancak, benim için bu kadar çok yemek, meyvalar tatlılar olmasaydı da bu gece çok güzel geçerdi.

Bilemiyorum, muhabbete onlar da mı tad veriyor ancak, birkaç çerez ve yiyecek eşliğinde içki ile de ben hoş vakit geçiririm. Fakat onlar inanılmaz emek harcadılar, mangalda etler yedik, et de öyle hazır alınıp atılan değil, özenle şişe dizilmiş bir güzel soslanmış, benim ağzımdaki yaraları bildikleri için çorba yapmışlar (beni düşünen birilerinin olması da müthiş tabii, böyle bir jest süperdi, ki aklına bile gelip sormayanlara kıyasla, süperden de öte), tavuk yedik ayrıyeten. İlk mangal ve yemek sefasına benim getirdiğim ev şarabı ile devam ettik, sonra ortaya közde yapılmış biber, patlıcan vs. getirdiler, bir de soslu yoğurtlar vardı. Tam yemek bitti ortalığı topladık, Keremlerin yabancı şarabını açtık ve yanına karpuz ve meyveler getirdiler. sonra bira için çerezler vardı. İlerleyen saatlerde içki azaldıkça, likör ile kokteyl yapmaya başladık.
Şarap + sade soda + vişne suyu hoşuma gitti. Ne likörü hatırlamıyorum, franbuaz ile meyvalı soda da güzeldi, kokteyller eşliğinde de ev yapımı waffle yedik ki şöyle oluyor :
Bildiğimiz kağıt helvaları üçgen biçiminde kesiyorsun, bir alta ve bir üste koyuyorsun, araya çilek+muz+çikolata sosu+ilginç bir sos koyuyorsun, ve araya dondurma ekleyip yiyorsun.
Sonra da ayılmak için, kahvelerimizi içtik ve dinlendik. Misafirliğimiz boyunca da arkaplanda çok hoş slow müzikler de bize eşlik ettiler...
Orada da defalarca çok teşekkür ettim, hala da ediyorum, herşey için çok sağolsunlar ve ellerine sağlık. Çok güzel bir geceydi...
Şimdi güzel mi güzel keyifli bir uyku sırası...
p>