Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır... Özgür Sarı ÖZGÜR SARI



Özgür Sarı ~~HOŞGELDİNİZ~~

The Devil Wears Prada


Şeytan Marka Giyer,

Filmde oyunculuk namına ilk dikkatimi çeken elbette başlığının da atıfta bulunduğu "Miranda Priestly" (Meryl Streep), daha önceki filmlerini hatırlayamadım açıkçası, filmde ilk gördüğümde de 'şu filmde de oynamıştı' diye bir anımsama yaşamadım, ama buradaki rolünü beğendim, beyaz saçlar da çok yakışmış.
Asıl gözlemlediğim Anne Hathaway'di (Andy) elbette, Havoc taki rolü ile farklı bir çizgide olmuş, Brokeback'de de beğenmiştim kendisini. Asistan hanımkızımız azminin getirdiği yönde duygularının peşinden koşarken, bir anda dank eder ve doğru yolu bulur :P Kaybedenler ile kazananların hikayesi gibi duran bu zevkli filmde Andy iki tarafa da gidip geliyor, her ne kadar sonunda başladığı noktaya dönse de mutluluğa ermiş : ))

Bir güzel nokta da film boyu Andy'ye hayran hayran bakan Christian'ın editörlüğünü de kullanıp henüz basılmamış Harry Potter kitabını bularak gözüne girmesi... Etkileyicilik böyle oluyor sanırım, bunu bir kenara not etmeliyim :P

Eğlenceli ve sıkmayan bir filmdi, muhteşem olduğunu iddia edemeyeceğim ve de arşivimde saklamam ancak dvdler arasında kalsın madem, zevkli ve bir akışta izleniyor. Tavsiye ederim :)

Etiketler:

Elma Kurdu

Kabuğunu koparmadan, ne bir elmayı soyabildim,
ne de iyileştirebildim bir yaramı,
ama karşıma çıkınca, kızmadım hiç elma kurduna,
bendim çünkü bıçağı saplayan, onun yurduna…

Sunay Akın

Etiketler:

Match Point

Uzun zamandır listemde ve bilgisayarımda olan, izlemek için fırsat kolladığım bir filmdi, ancak final haftasındaki bu iki günlük araya denk geldi. İzlemişken de hemen yorum yazayım : ))
Öncelikle beğendiğimi ifade etmeliyim, Woody Allen filmi olmuş da denebilir ancak, filmi tutarlı ve baştan beri izleyicinin gözüne sokularak anlatılan hikayesi kimine basit gelebilir.
Dostoyevski, suç ve ceza göndermeleri ilk dikkati çekenler, şans faktörüne değinişi, her şeyin çizgide seken ve ne tarafa düşeceği belli olmayan şansa bağlı olduğunu iyi bir hikaye ile anlatmış bana kalırsa.

'i'd rather be lucky than good' (iyi olmaktansa şanslı olmayı tercih ederim), filmi özetleyen cümle sanırım.
Bu arada elbette Scarlett Johansson'a (filmde : Nola Rice) değinmeden geçemeyeceğim, güzelliğine ayrı bir dişilik katmış filmde. Bakışları ile filmde kendi sözü olan "ablam güzeldir, ancak ben seksiyim"i özetliyor. Bir diğer başrol oyuncusu, Jonathan Rhys Meyers (filmde : Chris Wilton) da süperdi aslında, tedirgin durumlardaki soğuk bakışları, arada kalışlardaki heyecanlı tavırları hoştu. Ancak bir dikkatimi çeken unsur da sevişme sahnelerinde Chris Wilton'ın elini ayağını nereye koyacağını bilememesi, heyecandan terler dökmesi, bir yandan Nola'nın ders verircesine sevişmesi, bana geçmiş zamanları, Temel İçgüdü (elbette ilk film) ve Sharon ablamızı (teyze mi desem!) hatırlattı.
Filmin sonundaki yüzük dokundurması, polisin olayı çözmüşcesine heyecanı ayrı bir güzeldi.

Film yer yer Closer'ı anımsattı (belki aynı hafta içinde izlemiş olmanın da etkisi vardır...), elbette benim için kimse Clive Owen'ın yerini tutamaz ama hikaye dokundurmalar dışında benzeşiyordu, ancak iki filmi de ayrı kefede değerlendirince, karakterlere oyuncu seçimleri tam oturmuş. İkisini de çok çok keyif alarak izledim...

// Bundan sonra sık sık film yorumu yazmakta kararlıyım, bu konuda iddialı olmasam da , sık sık film izlediğim için (haftada 5 ile 10 arası ortalama) bunları paylaşmak zevk olacak :P : ))

-------------------------------

Uğurlar Olsun

Etiketler:

Yarı Final


Bu hafta final haftası, başlık yanıltmasın öyle vize haftası falan değil, yarısı bugün itibari ile geride kalmış bulunmakta, sona da en zor iki sınav kaldı ve sonra Denizli...
Peki "yarı final" ne o zaman dediğinizi duyar gibiyim, ya da demenizi bekliyorum sanırım, ben dayanamayacağım bu müthiş espriyi derhal açıklamalıyım :P Bu sene benim okulda son senem bildiğiniz gibi (ya da şu an öğrendiğiniz gibi) ikinci dönem elbette son finallerim olacak, bu da sondan bir önce olunca, yarı final oluyor işte. (o kadar da müthiş değilmiş :P)

Kendi çalıp kendi eğlenmek böyle oluyor sanırım : )))
Yazıdan fark ettiniz mi bilmiyorum ama ben mutluyum sanki bu aralar :D
Kim olduğunu sölemem ama ben bu kızdan hoşlanıyorum sanki :P

Kedi de gay kediye benziyor :D :)))
Şimdi gidiyorum ama geleceğim geri...
Hoşçakalın...

Kombiiiiiii

Şu evimizde kullandığımız kombinin yapımınında ve icadında emeği geçen tüm kişilere teker tekere bildiğim bütün küfürleri yollamak istiyorum. 2 saattir bana çektirdikleri duş çilesini ve buz gibi suyu kendilerine havale ediyor ve bir ömür boyu ısınamamalarını tanrıdan diliyorum. Hatta ve hatta kendilerine öldükten sonra cehennem yerine antartikadan daha soğuk bir ortam dileklerimi sunuyorum.
Bu aralar tanrıdan isteyebileceğim tek şey bu.

// Bu arada hepinizin yeni yılını ve bayramını kutlar, sizlere mutluluk ve başarı dilerim... :P




XML
İletişim


Sayfa Ziyareti...


© 2006 Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır...
Özgür Sarı