Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır... Özgür Sarı ÖZGÜR SARI



Özgür Sarı ~~HOŞGELDİNİZ~~

Biraz geç kalmakla beraber 16:00 gibi Haliçteydik, ancak zaten etkinlikler başlamamıştı. Önce ufak gösteriler ve helikopterlerin yarış izahını izledik. 16:30 gibi de ilk tur başladı, kuralların bir kısmı hakkında bilinçli olmama rağmen, önce saniye akışını kavrayamadım, sonra da cezaları anlamakta zorlandım. Finaller ve son çıkan 4-5 pilot ise oldukça heyecan yarattı. Birbirine yakın dereceler ile seyrettiler, maalesef ki benim favorim, son anda önümüzde ki balonlardan birini devirince 5 sn cezası aldı ve birinciliği tepti : (

Yarış bittikten sonra ki manzara ise her zamanki gibi kötüydü, heryer çöp, pislik dolu.
Umursamaz insanların atıkları...
Yine de herşeye rağmen benim için güzel bir gündü, arkadaşımla beraber uzun süreden sonra bu kadar vakit geçirdik, eğlendik, sonra da yemeğe gittik. (Söylemesi ayıptır, Sultanahmet Köftesi yedik ama karnımız çok dolunca irmik helvalarımızı iptal etmek zorunda kaldık) Ona afilli bir markadan -kızların neden butür mağazalarda saatlerini harcadığına inanamakla beraber- birkaç parça birşeyler aldık, ve gece evimdeyim.

Az önce de Teksas Katliamı'nı (Texas Chainsaw) izledik, bu yorgunluğun üstüne ve uyku sersemi ödüm de patlamadı değil, çok iyi denemese de insanı başında tutan bir filmdi. Ve gün bitiyor, ben de uyuyorum : ))
İşte böyle güzel bir gündü... (resimler de benden :)) )
p>

<$

Yaz sıcakları iyice arttı, bir de üstüne İstanbul'un nemi eklenince terden yapış yapış oluyor heryeriniz. Ne şanstır ki odam 15:00e kadar güneşi direk görüyor, işten eve gittiğimde odam plaj havasında oluyor, yat güneşlen :))
USB'den çalışan vantilatörler varmış (işte burda), biraz ufak ama 10$ diyor, alsam mı acaba :)) Ne de olsa bu aralar büyük bir vantilatör alamam, çünkü odamda iğne atsanız yere düşmüyor. Geçici bir süreliğine (2 ayı geçti :) )bana taşınan arkadaşım ile odam yurt ortamına döndü, gerçi şikayetçi olduğumda söylenemez ama odada herşeyden 2şer tane olunca ilginç oluyor. Yan yana 2 PC, iki dolap, iki yatak vs. vs. (eve gidince resmini de çekip koyayım bari :P ) Aslında bu durumdan aşırı şekilde memnunum, bitmeden önce son demlerinde sıcak çay içmek gibi birşey bu (yaz havasında da çay iyi gitmez ama napalım) Üfff ona da söyleyemiyorum ama sanırım yine bir son bu, ama artık son son olur, ya neyse bu sıcak da daha da bunalmanın alemi yok. Yine de keyifli günler geçiyor işte. Yorgun argın gittiğim evde güler yüz görmek, odada bilgisayar başında yalnız olmamak yine de güzel :) (pek bir özeliniz kalmıyor ama olsun :P ) Bu iş ve çalışma olayı bu yüzden kötü geliyor bana, günümü 4-5 saate indirgiyor, bu trafikte eve git, sabah kalkmak için erken yat, eee bize ne kaldı :(

Yazın bu İstanbul çekilmiyor ama yine de vapurla karşıya geçmek ve gün batımını vapurda martı sesleri ile izlemek gibisi yok, insanın bir haftalık yorgunluğunu alıyor.

Bu arada Rodin eserleri Sabancı Müzesinde, bu aralar kesin gideceğim, onu da başka bir zaman yazarım artık, en iyisi işe döneyim :P
Blogumu da yeniledim ve de çok uğraştım bu görünüm için, umarım beğenirsiniz :))
p>