Zaman insanları değil, armutları olgunlaştırır... Özgür Sarı ÖZGÜR SARI



Özgür Sarı ~~HOŞGELDİNİZ~~

Televizyonda gösterdiler geçen gün,
Gelenek edinmiş köy halkı,
"Ben kendimi bildim bileli bu böyledir" diyor muhtar.
29 Ekim'de toptan sünnet ederlermis çocuklarını.

Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi,
Kirvesi tutmus kolundan
Yatırdılar bir kamp yatağına,
Ardından sünnetçi olacak zat boy gösterdi,
Elinde bıçagıyla.
Çocuk kaldırdı başını, bağırdı: "Yaşasın Cumhuriyet" diye.

Korkarım bu sade, Gölköylülerin değil,
Umudumuzun,
Sadece küçüklerin değil,
Büyüklerimizin de düştüğü bir
Tarihsel yanılgı.

Çünkü sünnet değil,
Farzdır Cumhuriyet.

Can Yücel

**************

Bu şiiri okurken aklıma geldi, acaba benim sünnet fotograflarım nerde diye, şöyle ufak bir karıştırdım, bakın ki ne buldum, ne kadar çok zaman geçmiş üstünden. Ve de ne olaylı bir gündü, aklıma gelmişken anlatayım da : )


Annemler tarafının çoğunda olduğu gibi, dayıma ve teyzeme de kan dokunuyor, kan görünce bayılıyorlar (hatta bana da dokunuyormuş ki çok sonraları öğrendim), neyse, mevzu bahis olay (sünnetim ) esnasında, odada babam, sünnetçi bey ve dedem bulunuyordu, ki ben kapıyı da kitlemiştim : ). Diğerleri ise pencerelere sıralanmışlar, izlenmesi şart ya!... Dayım kan görüp bayılmış sanırsam, ben göremedim onu, sadece sesleri duyduğumu hatırlıyorum, onu gören teyzem de bayılmış, bir an domino taşları misali, yıkılmalar ardı ardına gelmiş ama olay çabuk atlatılmış. Annemler alışık olduğu için benzer vakalara, ellerinde kolonya mendil hazır bekliyorlarmış : ) Ben bunların çoğunu olaydan çok sonra öğrendim tabi, kimse bize yatakta yattığımız günler boyunca, gelip birşey anlatmıyordu, sadece odaya koydukları tv sayesinde biraz oyalanıyorduk, ben de bunları her sünnet mevzusu geçtiğinde ve her misafir gelişinde albümdeki o fotograflara tekrar tekrar bakılınca öğreniyorum...
p>

çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
senin değillermiş gibi davranacaksın.
hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde.
paldır küldür yürüyebileceksin.
ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
gökyüzünü sahipleneceksin,
güneşi, ayı, yıldızları...
mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"o benim" diyeceksin.
mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
mesela gökkuşağı senin olacak.
ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
mesela turuncuya, ya da pembeye.
ya da cennete ait olacaksın.
çok sahiplenmeden,
çok ait olmadan yaşayacaksın.
hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
ilişik yaşayacaksın. ucundan tutarak...

Can Yücel

***************


Bu yazıyı çok seviyorum, hayata bağlıyor beni, bi köşemde saklı duruyor, bugünkü gibi moralim bozuldukça okuyorum, sanki zorluklar daha katlanılabilir oluyor, acılar o denli sızlatmıyor içinizi.

Özellikle "hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın." çok güzel bir söz, birşeylere ait olmamak, bağlanmamak çok zor, hatta ben hiç yapamam ama sanırım insan sahiplenmeden yaşamayı öğrenmeli. Çünkü en büyük acıyı sahip olduklarınızı yitirdiğinizde yaşıyorsunuz.

Etiketler:

p>

<$

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte. Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil. Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Nazım HİKMET

...........********

Ne Tahir olabildim hayatta,
Ne de Zühre'mi bulabildim.
Demek ki sevememişim elmayı
Elma beni sevmemiş çok mu?
Belki Tahir birşey kaybetmemiş Tahirliğinden,
Ama ben çok şey kaybettim kendimden
......... ancak vazgeçmem, vazgeçmem.....

// Tekrar yazasım geldi...
resim ' aloneinlove.com '

Etiketler:

p>